LAAAN
Mantığın devreye girmesi gereken bir an var. O an'dan daha önce devreye girerse hayatı kaçırıyorsun, o an'dan daha sonra devreye girerse hayatını mahvediyorsun.
Mantığın devreye girmesi gereken bir an var. O an'dan daha önce devreye girerse hayatı kaçırıyorsun, o an'dan daha sonra devreye girerse hayatını mahvediyorsun.
Kimseyi “o öyle bir şey yapmaz” diyerek savunmayın. Çünkü artık herkes her şeyi yapar.
Duygusal, hassas kalpli ve ince ruhlu olmak ayıp değil ama belli edince hayatınızı kaydırıyorlar.
Bana net olunmadığını hissettiğim her şeyden koşarak uzaklaşıyorum. En kötü ihtimali bile göze alırım ama belirsizliği göze alamam.
“Seni çok özlüyorum ama anlatamıyorum kimseye. Çünkü biz dahil herkes bizden bıktı. Söylesene biz ne yapacağız bizimle? Ben ne yapacağım sensiz? Başkasını sevemiyorum işte. Üstelik sen beni yenmeyi de başardın, sevdin birisini. Söylesene cidden ben şimdi ne yapacağım benimle?”
Benim en kötü hikayemi, en güvendiğim insanlar yazdı.
Sesini özledim aramalarını çok seviyorum. Hiçbir sebebi yok ben sadece sesini özledim diye arayıp o kişinin sesini duyduğun an yüzde oluşan gülümsemeyi çok seviyorum. Yazarken bile gülümsedim.
Ektiğin çiçekleri ezerek geldi sana. Sen şimdi geldiğine mi sevinecektin yoksa çiçeklerini ezdiğine mi üzülecektin, ne yapacaktın. Yapamadın.
Bağımlılık, paronayaklıkla tanışan beyninin seni koparttığını düşündüğün kişilerle tekrar oturup içmektir
